Üye Girişi Yeni Üye Kaydı

TAKMA ADLAR (Lakaplar), Kültürel Zenginliktir

Mustafa KOÇ 24 Eylül 2020 Diğer Yazıları 345 -A+

TAKMA ADLAR / LAKAPLAR

 KÜLTÜREL ZENGİNLİKTİR

Türklerde takma adlar ve lakaplar çok eskilerden beri kullanılagelmiş. Tarihteki birçok kişinin bile takma adı var: “Yıldırım, “Fatih, Yavuz, Kanuni, Gazi, Büyük Kurtarıcı” gibi sözler, Türk büyüklerinin takma adlarıdır.

Soyadı Kanunundan önceki bazı lakaplar 1934'ten sonra birçok yerde ailelere soyadı olarak verilmiş. Takma adlar, bizim dilimizde ve kültürümüzde adeta bir gelenek haline gelmiş. Türkiye’nin her yerinde olduğu gibi Ahmetler’de de takma ad geleneği var. Genel olarak küçük yerleşimlerde; köylerde ve kasabalarda yaygın olan birine ad takma kültürü, bizim köyde adeta dilimizin çok özel bir zenginliği.

Bir lakabım olsa ister miydim bilmem; ama takma adı kendiniz seçemiyorsunuz ki… Sonuçta başkaları sizi nasıl görüyorsa o sizin lakabınız oluyor. Benim, doğru dürüst bir takma adım olmadı. İşte “öğretmen” olduk, “hoca” dediler. Ama bunlar diplomayla edindiğimiz meslek tanımları. Oysa asıl takma ad, başkalarının uydurduğu ve sizinle özdeşleşmiş olanıdır. Sadece Konya’da Kız Öğretmen Okulunda derse girdiğim yıllarda, öğrencilerim güzel bir lakap takmışlardı. Bir de HES döneminde "HES'çi Mustafa" dendiğini de duymuştum. :)  Sanırım bu da sürekliliği olan bir ad olmadı.

Takma adlar ve lakaplar dilimizin zenginliğinin çok güzel bir örneği. Eskiden insan adları ve soyadları bu kadar sistemli değilken muhtemeldir ki birçok insanın adları birbirine benziyor, kimlikler karıştırılıyordu. Kim bilir belki de insanları daha özel tanımak ve tanıtmak için o yıllarda takma adlara ihtiyaç da vardı.

Takma ad geleneği edebiyat ve sanat alanında da kullanılmış. Ancak burada kullanılan takma adları, daha çok kimliklerini gizlemek amacıyla yazar ve sanatçıların kendileri takmış. Birçok yazar çeşitli nedenlerle takma ad kullanmış. Örneğin Peyami Safa, Nâzım Hikmet ve Attilâ İlhan takma ad kullanmışlar. Halikarnas Balıkçısı (Cevat Şakir Kabaağaçlı), Yaşar Kemal (Kemal Sadık Göğçeli), Cemal Süreya (Cemalettin Seber) ve Aziz Nesin (Mehmet Nusret) gibi yazarlarımız, ün kazandıkları bu takma adlarıyla tanınırlar ve asıl adlarıyla hemen hemen hiç bilinmezler.

Takma ad konusunun batı edebiyatında da oldukça ilginç bir serüveni varmış. 19. yüzyılda yayıncı ve okuyucular kadın yazarları pek önemsemiyormuş. Bu nedenle de kadın yazarlar takma ad olarak erkek adları kullanıyorlarmış.

Bizim konumuza giren takma adlar ise bunlar değil. Birine, başkaları tarafından yakıştırılan ve bir gerekçesi olan isimler, yani “lakaplar”. Toplum hayatımızda Türkiye’nin her bölgesinde takma ad verme geleneği var. Okullarda bazı öğrencilere, öğretmenlere bir isim takma alışkanlığı yaygın. Ama özellikle kırsal kesimde köylüler birbirlerine lakap takarlar.

Takma adlar genellikle kişilerin adlarından bağımsız olarak onların resmi olmayan sıfatları ya da ünvanlarıdır. Adeta bir özel etiket gibidir takma adlar. Ahmetler’de de çok yaygındır ve hemen herkesin bir takma adı var, diyebiliriz. Bir insanın belli bir yere gelerek uzun yıllar sonra bir etikete sahip olduğunu düşünürsek, “Ahmetler Üniversitesinden” (!) alınan ünvanların da  değerli olduğunu söyleyebiliriz.

İnsanımızın zekası, insanları karikatürize etmede ve betimlemede harika yakıştırmalar üretiyor. Bu zeka, her kişiye özgü nitelikleri, farklılıkları, çok güzel ve çok kolay ifade edebiliyor. Gerçekten çoğu zaman bazı lakaplar o kişiye o kadar yakışıyor ki şaşırmamak elde değil. Bazı takma adlar, o insana tıpa tıp uyar, bazıları eleştiricidir, arada incitici, acımasız olanlar da var. Bu yüzden bazıları komik, bazıları sevimsiz, bazıları da çok hoş duruyor.

Lakaplar rast gele verilmiyor; hepsinin bir nedeni, gerekçesi hatta belki de bir olaya bağlanan öyküsü var. Kimisi kişilerin ruhsal ve bedensel özürlerinden,  kimisi toplumsal yaşamındaki uyumsuz ve aykırı bir davranışından, kimileri de yaptığı işten, uğraştan, alışkanlıklarından ya da başından geçmiş bir olaydan dolayı takılır. Takma adlar genellikle kişiyle bütünleşir ve onun özel karakterini, huyunu ele verir. Sonuç olarak takma adlar, insanımızın şakacılığının, muzipliğinin, zekasının ve yaratıcılığının ürünü olarak dilimize de kültürel bir katkıdır.

Şimdilerde teknoloji ve internet var. Her ne kadar takma adın yerini günümüzde “nick”, “nickname” ya da “kullanıcı adı” (ID) aldıysa da insanlara başkalarının taktığı lakaplar günlük yaşamda söylenmeye devam edecek.

 

NOTLAR:

1- Komşumuz Güçlüköy’de (Fersin); Yalangölü, İrediyo, Firensiz, Eşşekçi Ali … gibi çok ilginç lakaplar var.

2- Hürriyet gazetesinin haberine göre de, takma adların çok kullanıldığı Trabzon’da yaygın olan 350 lakap şunlarmış:

Külekbaş Ali, Uzunşase Osman, Ayı Mehmet, Dozer Cemil, Fil Hüseyin, Telefon Ahmet, İngiliz Yaşar, Topluiğne Osman, Sülük İsmail, Pırasabıyık Ali, Tahtabacak Muzaffer, Kuş Meryem, Tank İsmail, Portatif Haluk, Anten Ahmet, Tencerebaşlı Kel Sami, Kulak Ali, Pembe Fadime, Bıyıklı Asiye, Çolak İdris, Parmaksız Nazım, Tersbacak Zehra, Tekkanat İsmail, Kambur Ahmet, Kör Cemil, Bisiklet Yusuf, Ford Osman, Patapat Süleyman, Pilli Erol, Pire Yılmaz, Zilli Osman, Güveç İbrahim, Lapacı Fadime, Lelipop Servet, Makarna Mehmet, Cıkcık Sabire, Annaymisun (Anlıyor musun?) Nihat, Şabayim (Şey Yapayım) Gülizar, Sidikçi Ahmet, Netcuk (Ne Edeceğiz?) Hasan, Briyantin Enver, Foter Osman, Kasap Murat, Kont Fahri, Prens Muttalip, Berbat Niyazi, Panço Mehmet, Süslü Osman, Ringo Kazım, Gargara Asiye, Geveze Halil, Lavlav Mustafa, İmam Kenan, Gavur Yusuf, Rus Mehmet, Akrep Celal, Bulaşık Ahmet, Çete Salih, Kanser Osman, Muzuk Veysel, Aksi Nihat, Gudukli Ahmet, Piç Yakup, Çamur Şevket, İblis Metin, Köstebek Niyazi, Pislik Zeki, Çatal Ayşe, Maraz Ali, Yanuk Nihat, Cameş Ali, Avanta Kemal, Kelebek Ercan, Ballıbakla Kemal, Jandarma Fadime, Müftü Remziye, Çorbacı Ahmet, Kainat Mehmet, Pamukdede Kadir, Azrail Ali, Buzak Hasan, Hostes Ali, İğneci Ahmet, Lokmanhekim Ahmet, Mobil Osman, Muamele Zeki, Sellektör Sinan, Sıfırcı Behiye, Düttürü İsmail, Kıvırzıvır İbrahim, Gama Hasan, Guduk Reyhan, Karga Kenan, Kılıç Yusuf, Tabanca Temel”

 

3- EKŞİ SÖZLÜK’TEN SEÇMELER

Olaylara ve konulara komik yorumlar yapılan "Ekşi Sözlük"’te takma adlar için aynen şöyle yazıyor:

 “İnsanı sinir eden, toplum içinde rezil rüsva yapan, bazen kavga sebebi olan ve kişiye bir özelliğinden dolayı takılan sahte isimler… “

 “Alaatin Garanti, Kemman Appışıgiller, Kilot Meemet, Gabaraklar, Maymunlar, Keleterden Korkanlar, Koreli Anşa, Efomar, Öcü Meemet, Araplılar, Pehlivanlar, Çakıldaklı Hasibe, Dıngıracılar, Yağlı Eminciler....”

 “Dıngılı Durmuş, Dömbek Şükrü, Yalak Şaheste, Çipil Melahat, Küt Boyun Salih, Yalama Ağız Nurettin, Koca Ayşe, Gama Mahmure”

Bunlar da başka bir bölgedeki lakaplardan: (Açıklamalarıyla…)

Kelebek Muhammet (Çok hızlı bir sol kanat oyuncusuymuş)

Söke Mehmet (Çok yaratıcı değil, sökeli olduğu için)

Koko Nazım (Kökenini bilen yok ama çocuğunun da lakabı koko)

Gavur osman (Alamancı olduğu için)

Tarzan Mustafa (Tarzan gibi ağaç tepelerinden inmediği için, dayım olur kendisi)

Pepe Kemal (Pepe işte)

Uzun ömer (Boyundan mütevellit)

Köylü Mehmet (Giyim kuşamı ve tabi gerçekten köylü oluşu sebebiyle)

Gencebay İsmail (Orhan Gencebay hayranı)

Parlak Ali (Çok yakışıklı)

Poker (Kahvehanesi var)

Konti Fikret (Oyun stili ve tipi italyan futbolcu conti'ye benzerdi)

Tilki İlker (Çok kurnaz futbolcuydu)

Sulu İhsan (Zıpır fırlamanın teki)

Gak Akif (Sapanla karga vurduğu için)

Ajan Erol (Yaşı tutmadığı için atıldığı bir bilardo salonunu burada uygunsuz işler yapılıyor diye polise ihbar edip 2 gün mühürlenmesine sebep olduğu için)

Tafo Sedat (Taffarelin kopyası)

Şişe Selim (Çok içerdi)

Ne denir Demir (Her lafa "Ne denir bir laf var" diyerek başladığı için)

Domat Fehmi (Koşunca kıpkırmızı olduğu ve bir de kiloları için)

Dübek Şükrü (Sebebini bilen yok)

Arap Ayhan (Albino derecesinde beyaz)

Eşek Fatih (Gözleri eşek gözüne benzer)

Sıpa Ahmet (Eşek Fatih'İn kardeşi)


***


NOT:


1- Bu yazı, basıma hazırlanmakta olan "Ahmetler'in Diyesekleri, Göresekleri" kitabından alındı.

2- Yazı aslında burada bitmiyor. Ancak site, uzun bir yazıyı bazen yarıda keserek veriyor. Bu nedenle yazının ikinci bölümünü ikinci bir dosya olarak paylaşacağız.

3- Takma Adları hazırlarken bana destek veren Mehmet Kocaakça'Ya teşekkür ederim.



Ahmetlerdeki Takma Adlar Listesini görmek için aşağıdaki linklere tıklayın:

 

Ahmetlerdeki Takma Adlar - 1 (A-F)

 

Ahmetlerdeki Takma Adlar - 2 (G-Z) 



***


Yorumlar