Üye Girişi Yeni Üye Kaydı

Kendi Kendine İngilizce Öğrenmek

Ali KOÇ 21 Ekim 2020 Diğer Yazıları 117 -A+

KENDİ KENDİNE İNGİLİZCE ÖĞRENMEK

Ali KOÇ, Frankfurt

Bilmem siz hiç kendi kendinize İngilizce öğrenmeye kalkıştınız mı? Eğer böyle bir işe girişmişseniz damdan düşen Nasrettin Hoca’nın halinden anlıyorsunuz demektir. Ben böyle bir işe giriştim ve bu işin ne kadar zor olduğunu anladım sanıyorum.

İlk şaşkınlığım İngilizlerin I yazıp ai/ay diye okumaları ile başladı. Bazen harflerin okunuşu ile kelimelerin okunuşu arasında bir ilgi yok gibi. Mesela but yazıp bat, bus yazıp bas okumaları yüzünden  “Bunlar her halde u harfini a diye okuyorlar,” diye düşündüm. Yanılmışım; put yazınca put, bull yazınca bul, bush yazınca buş, push yazınca puş okuyorlar. Demek ki bazen de u diye okuyorlar. İyi de neden use yazıp yus diye okuyorlar; busy yazınca bizi, bury yazınca beri, burn yazınca da bön diyorlar? Bu iş yalnız u harfi ile kalsa belki kafamız çok karışmayacak. Fakat neredeyse bütün alfabeyi başka türlü okuyorlar.

Avusturya’da aldığım Karl Baschiera’nın İngilizce Gramer Özeti kitabındaki güzel açıklamalara rağmen telaffuz zorluğu yüzünden insanın bu dili öğrenmekten vazgeçesi geliyor. Fakat uluslararası görüşmelerde İngilizcesiz olmuyor.

Kuşkusuz Türkiye’de İngilizce dersi verenler bu konuyu kırk yıldır Almanya’da yaşayan bir Yörükten daha iyi biliyorlardır. Üstelik şimdi bir de bilgisayar çağı başladı. İngilizceyi de bilgisayarla öğrenenler var. Ben kitaplara bakmayı bilgisayara bakmaya tercih ederim. Fakat kitaplar ses çıkarmıyorlar. İngilizce ise ses duymadan iyi anlaşılmıyor. İngilizce önce kulakla öğreniliyor. O halde kitaplardan başka malzemelere de ihtiyaç var. Kaset, plak, CD, öğrenim filmleri gibi. Bir de ana dili İngilizce olan ya da İngilizceyi gerçekten doğru okuyabilen bir öğretmen bulabilirsek bu işi kolayladık demektir.

Sesli harfler İngilizcede kapalı ya da açık hecede oluşlarına göre farklı okunurlar. Kapalı hece, sonunda sessiz harf bulunan hecelerdir. Hat, hen, it, hot, but gibi. Açık heceler ise sonunda sesli harf olan hecelerdir. Ba-, pe-, go, tu- gibi.

Hangi harfin önüne ya da sonuna geldiğine göre sessiz harfler olduklarından başka türlü okunuyorlar. Bazen hiç okunmadıkları da oluyor. Okumayacakları harfi ne diye yazıyorlarsa! Farklılıklar o kadar çok ki bunların hepsini akılda tutmak zor.

A harfi kapalı hecede a ve e arası bir sesle, açık hecede ei veya ey diye okunuyor: Hat (haet), baker (bei-ker/bey-ker), lady (lei-di/ley-di) gibi. Aynı harf ss, st, sk, th, ft, lm önüne geldiği zaman a okunur. Glass, past, ask, father, after, calf, calm... Bir sessiz harf olan c ile de sorunlar var. C burada k okunuyor. Central kelimesinde ise s okunuyor. A harfi r, l, w harflerinin etkisiyle yine değişiyor. Bunları kural olarak öğrenemezsek sözlükteki kelimeyi parantez içindeki okunuşu ile ya da işittiğimiz şekilde bellemek daha iyi.

Denilebilir ki İngilizler ve Amerikalılar bile bazı sözlerin gerçekte nasıl okunacağında tereddüte düşüyorlar. Bütün bu zorluklara rağmen İngilizler dillerini doğru okuma ve yazma yönünde bir reform yapmaya yanaşmıyorlar. Bu konuda küçük de olsa Amerikalıların bazı kolaylıklar buldukları söylenebilir. Onun için Amerikan İngilizcesini İngiltere İngilizcesinden ayıranlar var.

E harfi kapalı hecede Türkçede olduğu gibi e (hen), açık hecede i  (Peter/Pi-ter) okunuyor.

 

İ kapalı hecede i (in), açık hecede ai/ay (ice) diye okunur. Bu arada i büyük yazılınca üstüne nokta konulmadığını da hatırlatalım. Ben manasına gelen i daima I şeklinde büyük harfle yazılır.

O, kapalı hecede o (hot), açık hecede öu (go) gibi bir sesle okunuyor. İkinci şekli ancak işiterek öğrenebilirsiniz. Yoksa o diye okumanızda bir sakınca olmasa gerek.

U kapalı hecede genel olarak a, bazen u; açık hecede ise yu diye okunur (tulip/tu-lip). Ancak okuma sırasında biz hangi hecenin açık hangisinin kapalı olduğunu düşünmeyiz. Hece ayrımı da başka bir dert. Bir dil doğrudan ve doğru olarak okunabilmeli. İngilizcedeki zorluğun daha iyi anlaşılması için birkaç örnek daha inceleyelim: Tree (tri); see (si); child (çayld); son (san); zoo (zu); buy (bay); city (siti); muscle (masl); laugh (laf); finger (finge); antique (aentik); lamb (laem); plumber (plame); knee (ni); autumn (otem); castle (kasl); listen (lisn); write (rait/rayt); wrong (rong); answer (anse); minute (minit)...

Mark Twain’ın Almanca için korkunç bir dil dediğini duymuşsunuzdur. Yazılış ve okunuş bakımından İngilizce bana daha korkunç geldi.

Alman okullarında İngilizce birinci yabancı dil olarak tercih ediliyor. Fransızca genellikle ikinci yabancı dil; Latince, İtalyanca veya İspanyolca üçüncü yabancı dil olarak okutuluyor. Son yıllarda Rusçaya ilgi duyanlar da var. Bu biraz da ekonomik ilişkilerin gelişmesine bağlı.

Eskiden İngilizce öğretimine beşinci sınıfta başlanıyordu. Şimdi ilkokulda bile İngilizce öğretimi yapan okullar var.

Ben bazen kendi çocuklarımın İngilizce kitaplarını gözden geçiririm. Alman öğretmenler on birinci sınıftan itibaren öğrencilerin İngilizcedeki her yazıyı anlayabileceklerini düşünüyorlar. Ders kitapları dışında incelenen bazı kitaplar:

Usborne: Stories from Around the World (Dünya Hikâyeleri)

Jeremy Taylor: English Jokes (İngiliz Fıkraları)

Ernest Hemingway: The Old Man and the Sea (İhtiyar Adam ve Deniz)

John Steinbeck: Of Mice and Men (Fareler ve İnsanlar  Üzerine)

Oscar Wilde: Fairy Tales (Masallar)

Arthur Miller: Death of a Salesman (Bir Satıcının Ölümü)

Mark Twain: The Adventures of Huckleberry Finn (Huckleberry Finn’in Maceraları)

Charles Dickens: Oliwer Twist; David Copperfield

N. H. Kleinbaum: Dead Poets Society (Ölü Şairler Toplumu)

Nick Mc Donel: Twelf (On İki)

A. Chislett: Filippin’ In

Hans Christian Andersen: Fairy Tales (Masallar)

Grimm Kardeşler: Fairy Tales (Masallar)

Ayrıca İngilizce derslerinde İngiltere’nin, Amerika Birleşik Devletleri’nin, Kanada’nın ve İngilizce konuşulan diğer ülkelerin politik sistemleri, sosyal yapıları, ekonomileri, eğitim ve öğretim kuruluşları, dinleri, uluslararası ilişkileri hakkında yazılanlar inceleniyor. Böylece öğrenciler İngilizce öğretim yapan yüksek okullara ve iş hayatına da hazırlanmış oluyorlar.

Yazıyı çok uzatmamak için İngilizce kelimelerin tercümesini yapmadım. Tabii konuya ilgi duyanlar bir sözlükten ya da internetteki Google Tercümanı kolaylığından yararlanabilirler. Başka tercüme programları olduğunu da duydum. Gelişen teknik pratik hayatta büyük kolaylıklar sağlıyor. Buna rağmen yaptığınız tercümeyi dikkatle incelemelisiniz. İnternette de hatalar olabilir.

İngilizcenin yaşa ve ön bilgilere göre düzenlenmiş bir kursta ya da grup içinde öğrenilmesinin kendi kendine öğrenmekten daha doğru olduğunu siz de düşünmüşsünüzdür. Bu konuda dershanelerin, özel işletmelerin, kamu kuruluşlarının ya da belediyelerin eğitim programlarından yararlanabilirsiniz.

Ali Koç

Yorumlar