Üye Girişi Yeni Üye Kaydı

Covid-19’a YAKALANDIM / HASTAYIM & YASTAYIM

Mehmet ARSLAN 05 Aralık 2020 Diğer Yazıları 161 -A+

Covid-19’a YAKALANDIM / HASTAYIM & YASTAYIM

Bir Hastanın Seyir Defteri 

GÜNLÜK 

18.11.2020 Çarşamba : Yataktan kalktım başım ağrıyor, terlemişim,vücudumda kırgınlık var. Salı sabahı spor yaparken üşüttüm herhalde diyorum, işe yollanıyorum.

19.11.2020 Perşembe : Ateşimi ölçtürdüm normal, öksürük yok, koku ve tad almada sorun yok; yatağa uzandım kaburgalarım inliyor. Vücut kendini saldı. C ve D Vitamini takviyesi yapıp yattım, uyuyamadım; Vücudum lime lime, tel tel dökülüyor.

20.11.2020 Cuma : Sabah kalktım sırt çantamı yüklenip rampaya sardım. Karavanın yanına varıncaya kadar 2-3 kez soluklandım. Halbuki ben tek nefeste bu 250 metreyi tırmanırdım. Endişelenmeye  başladım. Baypas olacağım zamanda rampada tıkanıp kalmıştım.

Doğru “Cadde 224” deki “Litera Yeminli Mali Müşavirlik” e geldim, çocuklar bende bir hal var dedim. Grip beni bu kadar sallayamaz, Covid-19 kapmış olabilirim. Test yaptırmam gerek.

Çocuklar dediler ki  ; Abi Şehir Hastanesi bedava ama ,sabahın köründe gitmen gerek, kuyruklar metrelerce, virüs yoksa bile bulaş olursun, bulaş varsa yükün artar ; En iyisi sen 250 TL sulan Özel hastaneye git dediler.

Acilden girdim özel hastaneye, kapıdaki güvenlik ateşimi ölçtü 36,6 abi dedi, 4.kata yönlendirdi. Asansöre baktım tıklım tıklım, merdivenden yürüdüm çıktım. Test yapılacak bölümü ayırmışlar, bekleme salonunda 10-15 kişi var, bende bir kenara sırtımı dönüp sığıştım. Testin yapıldığı odadan robot gibi kız çocuğu çıktı , sandalyede oturan kel kafa bir adama sen kaç yaşındasın amca dedi; O da 60 dedi. Altmış yaş üstünün önceliği var siz buyurun deyinde, çocuğum 70’indeyim dedim. Manalı manalı baktı, bilgisayarın başındaki bayan TC kaç dedi. Mır mır mır ettim, baktı doğruladı siz şuraya yurtdışı kafesine geçin dedi. Burundan ve boğazdan salgı aldılar, yarın bu saatlerde (14:30) sonuç belli olur dediler, eve döndüm doğru yatağa gömüldüm.

21.11.2020 Cumartesi : Kaburgalarım sızlıyor, sırtım yangın yeri, yatak çivili tahta gibi delik deşik ediyor beni. İnleye inleye sabahı buldum ; Saat 11:30 sularında sağlıkçılar Nagihan hanımı aramışlar, telefonu bana verdi, pozitifsiniz, karantinadasınız, ekiplerimiz 1,5-2 saat içinde size  ilaç getirecekler dediler. Saat 14:30 sularında iki tane sağlıkçı kız çocuğu  bıcır geldiler, bende karavana yükümü sarmış hücreye çekilecekken yolda yakaladılar. 40 Tabletlik Favicovir ilacını verdiler ; Birinci gün sabah 8 akşam 8 ; sonraki 4 gün sabah 3 akşam 3 toplam 5 günde içeceksin dediler. Arkadaşım Oktay’ın yardımlarıyla Hücreme kapandım.

22.11.2020 Pazar : Cumartesini pazara bağlayan gece hiç uyuyamadım. Kaburga kemiklerim sızım sızım sızladı, ağrılar belime indi. Beni Baypas için önden, omurga kırığı için arkadan cerrahlar  iki yanlı yarmışlardı. Yani sizin anlayacağınız benim vücut bizim Köy gibi ; Ön tarafım Ahmetler Kanyonu, arka tarafım Köy deresi kanyonu. Bu şerefsiz insan yapımıdır nedir çok akıllı . Zayıf neresi varsa oraya çalışıyor. Korkum akciğerlere dalmasın, oraya dalarsa oksijen çadırı bile kurtaramaz. Belde 4 tane platin var, kireçlenmiş sanırım zonkluyor. Yeterki Akciğerime sızmasın gerisini hallederim. Kalorifer çalışmıyor, Oktay elektrik sobası getirdi, onunla idare ediyorum, önemli değil.

23.11.2020 Pazartesi : UME çalışanı Ramadan çorba, meyve, ekmek birde babasının Eşkel deki Mandalinalarından getirdi. Seçkin selam söylemiş. Kelle paça al demiştim, almış ama sevmedim, KellePaça’ dan başka herşeye benziyor döktüm. Dayandım mandalinaya, 3-4 kilo var. Gece uyuyamadım, gündüzleri ara ara kestiriyorum. Eklem sızıntılarını önlemek için eksersiz yapıyorum, ne kadar yürünebilirse 8 M2 lik odada yürüyorum. Dostum Hasan Hoca 11 Kasımdan beri solunum cihazına bağlı, haber alamıyorum. YMM Oda Başkanımız Kemal Bey hastaneden çıkmış nekahat tayım evde dedi. Ulvi aradı oda eşiyle birlikte bulaş olmuş. Kan grubu sıfır olduğu için hafif atlatıyor Ulvi. Tek isteğim  akciğerime sızmasın… Birde damarlara pıhtı atıyor, dolaşımı engelleyip öldürüyor. Onun için 100’lük kan sulandırıcı Corapin/Coraspin içmek lazım.ByPas olduğum için ben içiyorum zaten.

24.11.2020 Salı : Tecrübeli hastayım artık. Etrafımda 10 kadar tanıdık Covidli. Seçkin’i aradım, o benden önce inzivaya çekilmişti. Nasılsın Hacı; İyiyim abi, Funda bir şeyler yapacak sana yollarım dedi, biraz konuştuk. Sonra Onur’u arayıp geçmiş olsun dedim, Onur bayağı sert geçiriyor. Ordan döndüm Oktay’a, Oktay’ cığım naber, iyiyim abi dedi. Oktay’ın kan gurubu sıfır, sıfırlara teğet geçiyor, durumu iyi. Samet aradı , abi bende koku moku gitti dedi. Sen kokuyu boşver nefesin iyimi ona bak dedim, nefeste sorun yok dedi. Litera YMM’de aşçı Zuhal de bulaş olmuş. Bu arada AE YMM’den Furkan  antikorlaşmış.

Az kalsın unutuyordum, dün Oktay bana Getir’den pide söylemiş, çocuk paketi  kapının önüne 5 metreden attı gitti, kendimi vebalı gibi hissettim.

25.11.2020 Çarşamba : Ağrılarım azaldı, artık uyuyabiliyorum. Bilgisayarın başına geçtim Ertan’ın uzman görüşü raporuna çalışmaya başladım. Banada köfte çıkaracak. AE YMM’den Furkan’la aşçı Cemile aradı. Cemile ; Memed abi sana çorba, yemek, salata, meyve koydum, başka bir isteğin varmı dedi, arkadan Meltem’in, Ali Osman’ın sesleri geliyor Memed abi seni seviyoruz diye. Gıda paketini Furkan getirdi. Yeterki haber ver her an gelirim abi dedi. Çocuklara selam söyledim.

Akşama doğru Mümin Enişte/Ayşe Abam aradı. Nasılsın guzuuumm dedi. İyiyim aba, sen nasılsın dedim. Volkan Mobilet alacak, senden kırmayı da istiyor dedi. Volkan lada konuştum; biraz birikmişi varmış iyi bir şey bak dayım dedim.

Bu gün bir efsane Dünyamızdan ayrıldı,üzgünüm. Sağ omuzunda Che Guevera, sol baldırında Fidel Castro’nun dövmesini taşıyan 60’lık bu yiğit adam için çok iyiydi. Diego Armando MARADONA; Güle güle Arjantin’in güneşi , seni sevmiyen varmıdır ?

26.11.2020 Perşembe : Ağrılarım kalmadı desem yalan olmaz, sadece romatizmal bölgelerde, diz kapaklarında ve bazı eklemlerde önemsiz sızıntılar var. Eksersizlerimi aksatmıyorum. Seçkin aradı, abi akşama Ramadan’la sana gıda getireceğiz dedi. Saat 17:30 da geldiler; Kapuska, Çorba Ceviz ve Mandalina getirmişler. Hepside sevdiğim parçalar. Seçkin’in karantina bu gün bitmiş, biraz konuştuk gittiler. Günün akşamında son 3 hapı da yuttum, bitti.

Soner YALÇIN’ın yazdığına göre ; AIDS/HIV virüsünün 30 yıldır ilacı bulunamamış. Ebola 43, Rora 26, Papilloma 23, Hepatit A 24, suçiçeği 34, Hepatit B 38, Pnömokok 66, Ensefalit 39 , Menenjit 68, Kabakulak 22, Kızamık 9, Çocuk Felci 20, Sarı Humma 27, Tüberküloz 21, Tetanos 40, Difteri 40, Kolera  30, Çiçek Aşısı 26, Tifo 58 yılda bulunmuş. En kısa sürede bulunan aşı 9 yılla Kızamık, en sürede bulunan Tifo 58 , Pnömokok 66 yıl. Bir aşının bulunma süresi ortalama 34,5 yıla denk geliyor. Aşı çalışmalarına bu açıdan da bakıp gaza gelmemek mi lazım ?

27.11.2020 Cuma : Bu gün karantinada 7. Günüm. Pazartesi son. Ağrılarım kesildi. Bir haber okudum; 40 tabletlik Favipiravir ilacını hiçbir Avrupa ülkesi ve ABD kullanmıyormuş, şu an Japonya, Çin, Hindistan ve Rusya kullanıyormuş. Tedavi edici etkisi yokmuş, hastaneye yatmayı önlemeye yönelikmiş, yan etkisi’ de yokmuş.

Dostlarımı özledim, sıkılmaya başladım.

AE YMM’den Meltem 16:38’de aradı, abi Cemile sana yemek yaptı getireceğim dedi. Hem de kapuska yapmış Cemile. Yemek stoğum var dedim Melteme, teşekkür ettim. Sonra 15:17’de Antalya’dan yeğen Kerem aradı. Amca nasılsın dedi, iyiyim çocuğum dedim. Biraz konuştuk, Corona oldunmu dedi, pas geçtim, iyiyim dedim konuyu kapattım. Avukat Sinan aradı ihtiyacımı sordu. Hafif terleme ve ağrılar var dedi, hemen teste git dedim. Uzman görüşü raporunu bitirdim, tam 17 sayfada.

28.11.2020 Cumartesi : Tecrit sıkıntı vermeye başladı. Ortam çok gürültülü. Pazartesi 30’unda Onuncu günüm dolacak. Ağrılarım yok, başım kazan gibi derlerya biraz öyle, psikolojikmi acaba ? Seçkin’in getirdiği tarhana çorbasını ısıtıp içtim. Mandalina, ceviz yedim. Bu arada Atatürkün Can Yoldaşı Nuri CONKER’i bitirdim. En yakın çocukluk arkadaşı. Conker’e şaka yapmak, onu kandırmak çok hoşuna gidiyor. Turgut ÖZAKMAN’dan alıntı “Gel Yardım Et Bana Nuri…Kaçalım Köşkten…” hikayesi var, çok dramatik. Florya Köşkünden CONKER’in arkadaşının arabasıyla ATATÜRK’ün kurduğu bir plan dahilinde kaçarlar. Yolda bir çiftçiye rastlarlar; Sabanın bir yanında öküz, diğer yanda eşek vardır. Öküzün yokmu diye sorar ATATÜRK ; “Var olmasına vardı da hıdırellezde vergi memurları sattılar.” Der çiftçi Halil Ağa. Atatürk Halil Ağayı sorgular ve canı sıkılıp köşke geri döner. Akşama Başbakan İsmet PAŞA’da dahil tüm bakanları çağırıp, Halil AĞA’yı huzurlarında zar zor konuşturur. Halil Ağa’ya bir öküz hediye eder, Nuri CONKER çiftçiyi evine bırakır. Gazi sonunda Devlet erkanına dönüp “Efendimizin halini gördünüzmü beyler ? Devlet size böyle davransa , siz ne yapardınız ? Mübarek millet bu , adam millet bu…Şimdi bu adam milletin karşısında ‘adam olmak ‘ bize düşüyor.” der, sofra son bulur.

Atatürk 1918 Mayısında Çekya’da bulunan Karlsbad kaplıcalarında böbrek tedavisine gider. Dönüşünde Viyana’yada uğrar. İspanyol gribine Viyana’da yakalanır ve İstanbul’a gelir. Elli-Yüz milyon insanın öldüğü İspanyol gribinin adı; İspanyanın o zamanlarda en şeffaf açık ülke olması dolayısiyle en doğru grip bilgilerinin edinildiği ülke olmasından geliyor. Yoksa gribin çıkış ülkesi İspanya değil.

Bu gün saat 13:30’da tekrar test yaptırdım, 24 saat sonra belli olur dediler. Yeğen Havana aradı Manavagat’tan amca nasılsın dedi, iyiyim amcam dedim. Saat 23:37’de Elif “Babacığım Bursa da çok  covid varmış, dışarı çıkma, ellerini yıka, dikkat et lütfen” diye yazdı; Ben iyiyim merak etme kızım dedim, durumumu söyleyemedim. İçim acıdı.

29.11.2020 Pazar  : Bu gün tecritte 9.günüm. “FETÖ’nün Solcuları” nı bir solukta okudum. Vay arkadaş neymiş bu liboş, yetmez ama evetçi fır-döndüler, nede çoklar ?

Önce Oktay, sonra Adnan aradı. Tahlili sordular, e-devletten e-nabıza girdim dünkü test de pozitif. Aklımı mantığımı acıya umutsuzluğa teslim etmemem gerek, yoksa savaşı kaybederim. Bilgisayar’dan sonuçlara bakarken Konya’dan Mustafa ÖZDEMİR aradı abi geçmiş olsun dedi. Yok bir şeyim dedim sede sesin kötü geliyor ama diye direndi. Etrafa bir şey söylemeyin dedim, teşekkür ettim, öteden Zehra’nın sesi geliyordu. Gerçi ben kendimi iyi hissediyorum, gücüm kuvvetim yerine geldi ama; Adnan’ın kardeşi başarılı bir enfeksiyon doktoru benim durumu bir sor ne yapacağıma karar veremiyorum dedim, tamam abi dedi. Yalnız olunca insan bayağı bir umutsuzluğa düşüyor. Aklıma Veysel’in şiirleri gelip takılıyor, en çokda “Dostlar Beni Hatırlasın” ;

Ben giderim adım kalır

Dostlar beni hatırlasın

ğün olur bayram gelir

Dostlar beni hatırlasın

Can bedenden ayrılacak

Tütmez baca, yanmaz ocak

Selam olsun kucak kucak

Dostlar beni hatırlasın

Ben istedimki ; doğada yaşayan canlılar yaralandıkları, hastalandıkları zaman bir kenara çekilip yaralarını iyileştirip geriye obalarına dönerler yada sonsuzluğa yolculuğa çıkarlar. Bu güne kadar derdime kimse dertlensin istemedim, kimseyi yorup yük olmayı seçmedim. Testim negatif çıkıncaya kadar ortama dönmeyi ve kimseye rahatsızlık vermeyi düşünmüyorum.

30.11.2020 Pazartesi  : Bu gün 10.gün. Sesimde biraz zayıflık var, vücut tama formunda değil ama genel olarak iyiyim. Litera YMM’den Sinan da pozitifmiş. AE YMM’den Meltemi aradım, Cemile yemek yapsın iki şişede günlük süt getir abisi dedim. Ali Osman’la geldi Meltem ; Cemile 4-5 çeşit yemek yapmış bana bir hafta yeter. Arayıp Cemile’ye teşekkür ettim. Sen iyileş yeterki abi dedi sağolsun. Dışarı çıkıp 10-15 dakika bahçeli evler arasında yürüdüm, iyi geldi. Adnan’la konuştum 14.günü tamamla abi dedi. Bu arada Harold C.Armstrong ‘un “BOZKURT Mustafa Kemal” kitabını tekrar okumaya koyuldum.  İsmet Paşa’nın 1932 yasaklatıp, Gazi’nin bir gecede İngilizcesini okutup dinledikten sonra ; “bunun ithalini men etmekle hükümet hataya düşmüş. Adamcağız yaptığımız sefahati eksik yazmış, bu eksikliklerini ben ikmal edeyim de kitaba müsaade edilsin ve memlekette okunsun” dediği kitap.

Tarih 01 Aralık 2020 Salı  : Bana sorarsanız Ülkemiz açısından 2020 tarihe KaraYıl olarak geçecek. 11.gündeyim. Bursa’da gri bir hava var. Şu ana kadar baharla karışık sonbahar havası vardı, mevsimler şaşırdı. Kış ve Yağmurlar gelmedi. Ülkemiz Covid-19’da birinci sırada, etrafım covid’den salkım saçak dökülüyor. Bursa çok çok kötü durumda. Sesim için ballı süt takviyesi yaptım. Bekleyip göreceğiz. Vücut direncim iyi, normale yaklaşıyor. Yarın yada ertesi çıkarım. İşlerimin çoğu kaldı yarım. Antalya, Manavgat’ı, Köyümü çok özledim. İki yıldır varamadım.

Az önce Bahçıvan Ramazan aradı, Hasan Hoca’yı kaybettik başımız sağolsun dedi. Çok aydın yiğit bir Atatürk sevdalısıydı  Hasan ALMAZ. Serçe Kahve’de oyun oynar eğlenirdik. Yolu aydınlık olsun. Üzgünüm canım dostum.

Saat 20:14 de Yeğen Yaşar YALÇIN aradı. Fatma Nagihan hanıma ulaşamamış, iyilik sağlık dayım dedim, köydelermiş. Çağatay askerde kalmayı düşünüyormuş, iyi dedim.

02 Aralık 2020 Çarşamba  : Yarın buradan çıkacağım. Kendimi iyi hissediyorum. Bu şerefsiz akciğerlerde çaktırmadan iz bırakıyormuş. Bundan böyle akciğerlerime iyi bakmam gerekecek. Zira sesimde hafif bir zayıflık var. Ballı süt içiyorum iki gündür.

03 Aralık ta 13.gün olacak, virüse yakalandığımdan bu yana ise 15-16 gün oldu.

Öğleden sonra yeğen Hüseyin KARA aradı, Fesleken’deymiş. Köye Corona girmiş, Terzi Ramazan hastanede dedi, başkalarıda varmış. Bizim Köye yol yapılmasaydı Corona gelemezdi, kent dediğin;   kirlilik, üç kağıt, yalan-dolan, hırsızlık ve metalaşmak demek.

Yeğen Mustafa ARSLAN ile görüştüm. Hastalığa yakalandığımı ve iyi olduğumu bir tek ona söyledim.

03 Aralık 2020 Perşembe  : Bu gün 13 gündür hapis yattığım hücre evi terk ediyorum. İyiyim. Bundan böyle daha dikkatli olacağım.

Bu Covid-19 bir soykırım nüfus planlaması olabilirmi ? Tıp insanları insanlığın enaz %60’nın aşılanması gerektiğini belirtiyorlar. Sekiz milyar Dünya nüfusunun 6-6,5 milyarının aşı yaptırma olanağı yok, nasıl olacak bu iş ? 1960 yılında 3 milyar olan dünya nüfusu 2020 lerde 8 milyar. Egemen güçler Dünyamızın bu nüfusu taşıyamayacağını düşünüyorlarmış, Covid-19 aslında bir virüsten çok nüfus planlaması soy kırım olabilirmiş. Soner YALÇIN’ın “KARAKUTU” kitabını henüz piyasaya çıkmadan alıp  okumuştum. Konusu sağlık sektörüne egemen olan ilaç tekellerinin insan sağlığı ile nasıl oynadıklarını belgeleriyle not etmişti. Çok korkutucu bir senaryo, her şey olabilir  ? En iyisi doğaya geri dönmek lazım !

“Yeterince hırsızlık yaparsan ; Çaldığın paralarla seni aziz ilan edecek bir kilise satın alabilirsin” demiş Fransız Şair Comte De Lautre. Çok laf yalansız, çok para haramsız olmazmış. Sağlık öyle bir şey; Küpün doluysa yaşarsın, boşsa coronaya teslim olup bu Dünyadan göçersin. İşin kötüsü ; Dünyanın en iyi yalan söyleyen yöneticileri ve buna inanan toplumu bizde. Gerçek acı ve zordur, yalan basit ve işinize gelen kolaydır. Haydi hayırlısı. SON.

Yorumlar