Üye Girişi Yeni Üye Kaydı

Alnımızda "Öğretmen" mi Yazıyor?

Mustafa KOÇ 23 Kasım 2020 Diğer Yazıları 158 -A+

ALNIMIZDA “ÖĞRETMEN” Mİ YAZIYOR?

Mesleğimiz alınyazımız olmalı...

Yaşlanmakla yaşamak arasındaki çizgiyi doğru tutturabilirsek hepimiz için zaman, göreceli bir kavram olur geçer. Acaba “yaşadıklarımız mı” yaşlandırır bizi yoksa “yaşayamadıklarımız” mı belli değil. Ama yaşam dediğimiz şey bir şekilde geçip gidiyor işte. Benimkisi de öyle, herkes gibi sıradan bir yolculuk. Yalnız, söylemem gereken bir sırrım var:

Bütün yaşamım mesleğimle geçti diyebilirim. Çünkü bütün ömrüm boyunca galiba sadece öğretmen olabildim. 

***

Bir gün bir dondurma dükkanında ücreti öderken yüzüme gülümseyen delikanlı;

“Siz öğretmen misiniz?” dedi. Herhalde öğrencilerimden biridir diyerek “Dersine girmiş miydim?” diye takıldım.

“Hayır ama” dedi, “Öğretmen olduğunuzu düşündüm, yanılmamışım.”

***

Antalya Cumhuriyet meydanında yürüyorum. Arkamdan heyecanla yaklaşan bir genç kız, “Affedersiniz, öğretmen misiniz? Yabancıyım da bir şey soracaktım.…”

Öğretmen kimliği gösterecek halim yoktu, ama şaşırmadığımı söyleyemem.

***

İstanbul gezilerimden birinde, Sirkeci’de dolaşırken iskele önünde toplanan kalabalığa yaklaştım; bir kameraman ve bir spiker, önüne gelene bir şeyler soruyor… Neler oluyor diye başımı uzatınca röportajı yapan spiker o kadar kalabalığın arasında beni gördü ve mikrofonu uzatarak;

“Hocam siz ne düşünürsünüz, bu konuda?” demez mi?

Meğer ATV kameramanı sokak röportajı yapıyormuş. Bu arada öğretmen olduğumu yine saklayamamıştım. Evdekiler de eve geç kaldığımı düşünerek meraklanırken televizyon haberlerinde konuştuğumu görünce şaşırıp kalmışlardı.

***

Yıllar önce Singapur’a yolum düştü. Amara Otelin lobisinde otururken bir Türk kafilesinin geldiği söylendi. Tüccar grubuymuş. Uçakla 14 saatlik uzaktasınız, yaban elde Yunanlıya bile sarılmak istersiniz. Türklerin geldiğini duyunca koşup karşıladık ve sohbete koyulduk. Adamın biri, sohbet arasında; “Mesleğiniz öğretmen miydi?” derken yine yakalandığımı anlamıştım.

***

AVM’nin birinde, aldığım hediye paketini özenle sarmaya yardımcı olan zarif bayana teşekkür ettim. O, yüzüme baktı; “Öğretmensiniz galiba…” dedi, ben de üstüme başıma bakındım. Yanımda ayna olsa alnımda bir şey mi yazıyor diye yüzüme bakacaktım.

***

Bu insanlar birinin öğretmen olduğunu nasıl anlıyorlar hala bir türlü anlayamadım.

Kendimi de haddimi de bildiğimi sanıyorum. Ama bir gerçek var; bu mesleği çok sevdim. Çocukları da… Bu yüzden başka bir meslek de düşünmedim.

Hatta bir keresinde uğradığım bir haksızlığa tepki için üniversite sınava girmiş, Hukuk fakültesini kazanmıştım; ama mesleğim ağır bastı, devam etmedim. O yüzden sicilimde; “Öğretmenlik sevdası nedeniyle Ankara Hukuk Fakültesinden terk…” yazıyor.

Tamam diplomam da var, ben bir öğretmenim; ama neden karşıdan bakıp da öğretmen sanıyorlar?  Alnımızda bir şeyler mi yazıyor? Yoksa gerçekten bu meslek bizler için bir alın yazısı mıdır? Bunu bir türlü çözemedim!

***

Ancak hemen söylemeliyim. Şükürler olsun ki daima öğretmen olmanın ödülünü de almış mutlu bir öğretmenim.

Karşı kaldırımdan bir ses geldi. Baktım, iki genç el sallıyorlardı.

“Aaa, hocam, siz misiniz? Yıllardır görüşemiyoruz ama sizi hiç unutmadım, 5. Sınıfta imzaladığınız Türkçe defterini ve resimli imzalarınızı hala saklıyorum. Maşallah, hiç değişmemişsiniz!”

Öğretmenlik de böyle bir şey işte. Bu çocuklar büyüdü ve şimdi adeta bizim moral hocamız oldular. Yıllar sonra onlar da sizi böyle karşılıyor işte! Biri; üniversiteyi burslu okuyup mühendis olmuş, cıva gibi bir genç, bir yabancı şirkette uzman. Diğeri; Amerika’da master yaptığını söyleyen pırıl pırıl bir prenses. Okuttuğunuz çocukları iyi yerlerde gördüğünüzde öğretmen olduğunuzu fark edip mesleğinizin gerçek ödülünü bu şekilde alıyorsunuz.

Demem o ki öğretmen olduğumuzu kimseden saklayamadık. Elbette bütün öğretmenler için geçerlidir bu. Çünkü mesleğimiz gerçekte bizim alın yazımızdır.

Anlaşılan insanlar, yüzümüze bakıp alın yazımızı okuyorlar!


Mustafa Koç / Güneş Koleji, Antalya

Yorumlar