Üye Girişi Yeni Üye Kaydı

Ahmetler'de Soyadı Kanunu

Mehmet Güngör 16 Eylül 2020 Diğer Yazıları 132 -A+

AHMETLER'DE SOYADI KANUNU

Ailemizin Soyadı Nerden Geliyor?

Mehmet Güngör

Cumhuriyet kurulduktan sonra 21 Haziran 1934’te çıkarılan 2525 sayılı Soyadı Kanunu ile her vatandaşın öz adından başka bir de, soyadı taşıması zorunlu kılındı. Soyadları Türkçe olacaktı. Rütbe, memurluk, yabancı ırk ve millet adları ile ahlaka aykırı ve gülünç kelimeler soyadı olarak kullanılmayacaktı.

Soyadı kanununun kabulünden sonra 24 Kasım 1934 yılında 2258 Sayılı Kanunla, TBMM Türk milletinin bir şükran ifadesi olarak, Gazi Mustafa Kemal Paşaya “Atatürk” soyadını verdi. 1934 yılında çıkarılan diğer bir kanunla da; “Ağa, Hacı, Hafız, Hoca, Molla, Efendi, Paşa” gibi, eski toplum zümrelerini belirten unvanlar kaldırıldı. Aynı kanunla yurt savunmasında, Milli Mücadelede gösterilen başarılar karşılığı verilen madalyalar dışında, eski Osmanlı idarecilerinin verdiği tüm nişan ve rütbeleri taşımak da yasaklandı.

İşte bu yıllarda köyümüze de soyadını vermek için memurlar gelmiş. O zamanlar Topal Hasan ve eşi Elif ebe çok zengin ve varlıklı, aynı zamanda eli bol insanlarmış. Özellikle Elif ebe etkili ve sözü dinlenen tam bir Osmanlı'ymış. Ayrıca eli bol, cömert bir kadınmış. Fakire fukaraya yardım etmeyi severmiş. Hatta bazen dağlarda "efeyim" diye geçinen eşkıyalara bile, aç kalmasınlar diyerek ocakta kül kömbesi yapar, bir yerlere ayırır, onlar gelince de verirmiş.(*)

Bir gün Çakıllı Eşme obasına efeler gelmiş, Elif ebeye;

"Hanım ağa biz açız bize ekmek ver." demişler. O da hemen;

“Ben sizin için kömbe yaptım sakladım deve yüklerinin arkasına" demiş. Ama bir de bakmış ki koyduğu yerde kömbe yok. Şaşkınlıkla etrafı bakarken efelerden birisi;

“Elif teyze, biz o kömbeyi çalalı iki gün oldu; boşuna onu arama." demiş.

Elif ebe de ona;

"Oğlum insan gibi istersen herkes ekmek verir, ama bir daha istemeden bir şey alma senin yaptığın çok ayıp." demiş. Yine de evde olan kadar ekmek verip efelerin karınlarını doyurmuş. O efeler bizim köylülere bir daha zarar vermemişler.

Elif ebenin 7 kız 2 erkek 9 çocuğu varmış. Erkek çocukları; Mustafa Ali ve Mehmet. (Sarı Mehmet)

Bir gün yine başka bir efe gurubu obayı basmış Sarı Mehmet efelere karşı koymuş, onlar kaçarken arkalarından mavzerle kurşun yağdırmış. Bu ateş sırasında efelerden birinin kulağı kopmuş. Bu olay kulağı kopan efenin ömür boyu kulağına küpe olmuş. Çünkü Namaraslı efenin adı “Kulaksız” olarak kalmış. Kulaksız, bu olayı yıllarca hep anlatıp durmuş, hatta Sarı Mehmet’le de çok kez görüşürlermiş sonraları.

Gel gör ki Elif ebenin diğer oğlu Mustafa Ali sara (epilepsi) hastasıymış; bu yüzden çok acılar zorluklar çekmişler. Belki evlendirirsek oğlumuzun hastalığı geçer diye Mustafa Ali’yi evlendirmişler. Nasılsa bu kız evli iken başka bir erkeğe kaçmış. Zaten hasta olan Mustafa Ali de bu olaydan sonra ölmüş.

Mustafa Ali’nin öldüğü sıralarda Elif ebe mutsuz ve umutsuz duygular içinde. İşte tam bu günlerde köye nüfus memurları gelmiş. Soyadı Kanunu gereğince herkese bir soyadı veriyorlarmış. Soyadı verirken de her aileyi konuşturup onların tipik özelliklerini yansıtacak ip uçları bulmaya çalışırlarmış.

Elif ebeye de sormuşlar:

"Elif teyze sen ne ad istersin? Size ne ad verelim?” demişler. Elif ebe de; içinde oğlunun acısı ile şöyle demiş:

"Memur bey, benim develerim, keçilerim, koyunlarım her şeyim var; çok şükür varlığımız yerinde ama hayatta dertten tasadan bir gün göremedim; ben ad falan istemiyorum."

Bunun üzerine memurlardan biri;

"Elif teyze sana "Güngör" adını verelim de inşallah bundan sonra güzel günler görürsün." deyip bizim aileye “Güngör” soyadını vermiş.

O sırada Pantır’ın iki oğlu orta yerde koç dövüştürüyorlarmış. O zamanlar koç dövüşü çok meşhurmuş. Pantır’ın oğlanlarının da çok iyi koçları varmış. Nüfus memurları, o gün koç dövüştüren o iki kardeşe bu nedenle “Koç” soyadını vermişler.  Koç döğüştürenlerden biri Gedik Hüseyin (Hüseyin Koç); diğeri de Deli Ali Efe (Ali Koç), bugünkü soyadları işte böyle almışlar.

Mehmet Güngör

(*)  Kömbe: Ocaktaki sıcak külün altına serilerek yapılan ekmek.

 

NOT:

Ailenizin Soyadı Veriliş Hikayesini Öğrenin

Her aileye bir soyadı verilirken bunun bir nedeni olması gerekir.  Siz de ailenizin soyadı hikayesini biliyorsanız bize yazın. Şu ana kadar "Çalı", "Koç" ve "Güngör" soyadlarıyla ilgili bilgileri kısa da olsa öğrendik. Aile büyüklerine sorarsanız bütün soyadlarının gerekçelerini öğrenebiliriz. Bu derleme köyümüz için çok değerli bir çalışma olur.

 

 

Yorumlar